Yazmak Üzerine Yazmak

Çizmek üzerine çok yazdım da yazmak üzerine yazmak ilk kez… Yazarçizerlik hep paralel şeyler gibi düşünülür. Gerçekten de birbirini tamamlayan ve geliştiren şeylerdir. Çizerken fırçanız, kaleminiz konuşur, cam gibi gözler, kalem gibi kaşlar, sütun gibi bacaklar, dev gibi dağlar, orman gibi kalabalıklar can bulur fırçanızın ucunda. Ruhunuz, bedeniniz ve beyniniz beyaz bir kâğıdın üstünde, kara…

Şu Müslümanlar

Şimdi ki Müslümanların ve onların geri kalmış ülkelerinin 50 yıl sonra yaşama şansı yoktur. Yılda bir kitap okumayan, atasından Müslüman, bir birinin kanını içen, zalime köle olup cahile töre olan, paylaşmayan parçalayan, yüreği titreşmeyen, aklını işletmeyen, kalbi eğri büğrü, müteşabih ayetlerin peşinden yuvarlanıp giden toplumların imanı bile boştur. Her şey değişecek, yolların, dağların, bilgisayarların değiştiği…

Sokak

Annem beni bir fabrikada, ömür boyu kölelik yapan bir mühendis olayım diye doğurmuştu ama ben düş mühendisi oldum sokakların düş mühendisi. Atom fiziği, çeliklerin mukavemeti, analitik kimya, fizikokimya, matematiğin yükseği derken okul bitti. Yıllarca annemin zoraki kahramanı olarak döküm, boru, kaynak gibi sahalarda bazen 75 metrede bazen 2000 derecenin yanında çalıştım. Sonra bir gün ceketi…

Sevdam

Yüzlerce kez çizmiş olsanız da, kalemi tuttuğunuzda eliniz titrer. Ya oranlar tutmazsa, ya kaş göz birbirine karışırsa, ya daha yaşlı ya da daha çocuksu olursa mankeniniz, ya deniz mor olursa ya da gökyüzü yeşil. Bu endişelerle başlar çizginin dansı… Aslında bu heyecandır çizgiyi hayatınızın merkezi yapan, bu heyecandır vazgeçilmez sevdanızı yaratan, bu heyecandır tablodan çıkacakmış…

Sarsılış

Can sıkıntısı ve vicdan azabının yarattığı gereksiz bir stres, bir şeyler yapıyormuş gibi görünmeye çalışmanın anlamsız telaşıyla, bir iş günü daha bitiyordu. İyi bir sahne performansı sergileyerek, işçi ve işverenin birbirinden zaman ve para çalma yarışı olan mesaimi bitirmiştim. Güneş ufkun kızıl mezarlığına gömülürken, ofisten telaşla kaçışım sanki yeniden bir doğuşa doğruydu. Sevimli evimin kapısını…

Maddenin Ruhu

Uğruna savaşlar yaptığımız, hatta taptığımız altın ve pis paslı dediğimiz, demir arasındaki fark birkaç proton ve birkaç elektrondur. Hatta modern bir simyacıysanız, demire birkaç proton ve elektron ekleyip altın elde edebilirsiniz. Ama doğa düzenine karışıldığında öfkelenir ve radyasyon saçar, yani elde ettiğiniz altın radyo aktiftir, atamazsınız, satamazsınız. Aslında dünyanın maddesel yanı son derece basit, yalın…

İyi Kalpli Seri Katil

Rüzgarın çöp varilinden düşürdüğü kola kutusunun, metalik tıkırtısıyla gözlerim açılı verdi. Enfes çürük meyve, küflü ekmek, yanık plastik, dışkı, çamaşır kokularını ciğerimin diplerine kadar çekerek doğruldum. Sabah mahmurluğunu atmak için bütün vücudumu bir yay gibi gerdim. İlk aklıma gelen akşam yenen ağır yemeğin ekşi pişmanlığını hafifletmek için su içmekti. Dilimle sakallarımı şöyle bir silip, yere…

Hazar’da Bir Düş Mühendisi

Yıl 2010, Hazar denizi kıyısında bir sahil kasabasındayım. Sebebi küresel ısınma mı, yoksa daha öncekiler gibi bir yaz mı, bilemiyorum ama hava çok sıcak. Çok şükür ki tükenmek bilmeyen Sibirya rüzgarları, ılık bir meltem dokunduruyor siyah, beyaz, kahve rengi ve sarı tenlerimize. Dünyanın dört bir yanından geldik buraya. Hazar’daki petrol için, ekmek için… Bir Düş…

Göz Kapaklarımın Arkasından

Biz yazarçizerler göz kapaklarımızın ardında, başka bir dünyayı yaşarız. Periler sardı mı etrafımızı dünyaya siyah bir perde çeker, kafatasımızın çevrelediği başka ve aydınlık bir yerlere dalı veririz. Düş mühendisinin, düşler ülkesidir orası. Orda aranan, özlenen ve sevilen her şey duygu, aşk, merhamet, dürüstlük fazlasıyla abartısıyla vardır. Ve orda tiksinilen, iğrenilen ve nefret edilen her şey…

ET

Ergenliğe yeni girilen zamanlar… Çocuk masumluğu ve o çağların azgınlığı bir birine karışmıştır. Arkadaşların gazıyla veya şeytanın girdabına kapılıp, şu üç film birden oynatılan sinemaya gidilir. Birçok genç erkek için oralarda başlıyor, şeytanla ve vicdan azabıyla tanışma. Öğreniyorsun ki kız ve erkek ilişkisi sadece bir ceylan bakışı, iki yüreğin dörtnala atışı veya pamuk ellere dokunduğunda,…